Seven Hukuk & Danışmanlık Bürosu İstanbul - Emeklilik Nedeniyle Kıdem Tazminatı Hakkı

Emeklilik Nedeniyle Kıdem Tazminatı Hakkı

Kategori : YAZILARIMIZ

Alt Kategori : İş Hukuku Makaleleri

Yazar : Suat YURDSEVEN

Yayınlanma Tarihi : 14-10-2017

 

 

                                       EMEKLİLİK NEDENİYLE FESİHTE KIDEM TAZMİNATI ALMA HAKKI

 

4447 sayılı Yasanın 45 inci maddesi ile 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasına (5) numaralı bent eklenmiştir. Anılan hükme göre, işçinin emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi halinde kendi isteği ile işten ayrılması imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanamamış olsa da, anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle işyerinden ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Ancak, işçinin işyerinden ayrılmasının yaş hariç emekliliğe dair diğer kriterleri tamamlaması üzerine çalışmasını sonlandırması şeklinde gelişmesi ve bu durumu işverene bildirmesi gerekir.

    -4857 sayılı İş Kanununun 120 nci maddesi yollamasıyla, halen yürürlükte olan 1475 sayılı Yasanın 14 üncü maddesinin birinci fıkrasının dördüncü bendinde, işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik veya malullük aylığı yahut toptan ödeme almak amacıyla ayrılması halinde, kıdem tazminatına hak kazanılabileceği hükme bağlanmıştır. O halde anılan hüküm uyarınca, fesih bildiriminde bulunulabilmesi için işçinin bağlı bulunduğu kurum veya sandıktan yaşlılık, emeklilik, malullük ya da toptan ödemeye hak kazanmış olması şarttır. Bundan başka işçinin bağlı bulunduğu kurum ya da sandığa bahsi geçen işlemler için başvurması ve bu yöndeki yazıyı işverene bildirmesi gerekir. Böylece işçinin yaşlılık, emeklilik, mamullük ve toptan ödeme yönlerinden bağlı bulunduğu mevzuata göre hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olur. Öte yandan işçinin, sosyal güvenlik anlamında bu hakkı kazanmasının ardından, ilgili kurum ya da sandığa başvurmaksızın kıdem tazminatı talebiyle işyerinden ayrılması ve bu yolla hakkın kötüye kullanılmasının önüne geçilmiş olur. İşçi tarafından bağlı bulunduğu kurum ya da sandıktan tahsise ya da tahsis yapılabileceğine dair yazının işverene bildirildiği anda işverenin kıdem tazminatı ödeme yükümü doğar. Faiz başlangıcında da bu tarih esas alınmalıdır.

Yargıtay’ın   görüşü yukarıda belirtilmiştir. Çalışma hayatında ise işçi, SGK’dan yazı alarak işverene elden fesih bildirimi yapmaktadır. İşveren, bu belgeyi dikkate almadan yok edebilir veya işçiyi tecrübesizliğinden faydanabilir.  Bu nedenle işçilere, SGK’dan “kıdem tazminatı alabilir” yazısını aldıktan sonra alınan belge ile birlikte fesih ihbarını noter kanalıyla yapması ispat hukuku açısından önerilmektedir. 08.09.1999 tarihinden önce Sgk girişi olanlar yanı işe girenler 15 Yıl 3600 gün itibariyle emeklilik nedeniyle fesih hakkını kullanabilir. Bu şekilde prosedür uygulayan işçilerin, kıdem tazminatını hak etmesi kesin ve tartışmazdır. İşçi, noter kanalı ile fesih ihbarı gönderdiği andan itibaren işi bırakabilir ve ihbar sürelerine uymak zorunda değildir. İşçinin yapmış olduğu emeklilik nedeniyle iş akdi feshi,  tek taraflı bozucu yenilik doğuran irade beyanı olup İŞVERENİN KABULÜNE BAĞLI  DA DEĞİLDİR.

Hak aramak ve mücadele etmek özgürlüktür. Özgüven kazandırır.

 

Not: Emeklilik feshi yapmak isteyen işçi, hata yapmaktan korkabilir veya tazminatı almak için daha güvenli hareket etmek isteyebilir. Bu durumda işçiler, İş Hukuku avukatlarından destek alarak haklarını daha kolay ve güvenli şekilde elde edebilir. Seven Hukuk Büromuza başvurunuz halinde gerekli işlemlerin tamamı yazılı yapılmaktadır, yapılan tüm işlemlerin belgelerinin sureti işçiye teslim edilmektedir. Tüm işlemler uzman İş Hukuku avukatı Av. Suat Yurdseven tarafından gözlem ve denetim altında tutulmaktadır. 

Video Bulunmaadı.